|
ÖĞRENMEDE DİKKAT VE
MOTİVASYONUN ÖNEMİ
Öğrenmeyi
etkileyen faktörlerden biride dikkat dir. Öğrencinin
dikkatinin öğretim konuları üzerine çekilmesi ve devamının sağlanmasına ilişkin
problemler yatabilir.
Bilinçli ve bilinçsiz olarak bir olayı daha canlı duruma
getirmek için tümü ya
da bir bir parçası üzerinde zihinsel gücün
toplanması Psiko-fizik enerjinin bir nokta üzerine toplanması insan
duyu organlarına gelen uyarıcıların bazı kısımlarını almaya ve işletmeye yönelmesi
olarak tanımlanır.İnsan duyu organlarına gelen uyarıcıların bir bölümünün
farkına varabilmektedir.Çünkü organizma çevredeki uyarıcı kaynaklardan duyu
organlarına ulaşan uyarıcılardan bir
kısmını alabilmekte ve dikkat edebilmektedir.
Öğrenci öğrenme ortamında duyum eşiği içerisinde olan pek çok
uyaran içerisinde kendisine yakın bulduğu
ihtiyaç ve beklentilerine uygun düşen uyaranları almaya hem istekli hem
de kararlı davranır.
Dikkatin
sürekliliğine ilişkin açıklamalardan
çıkarılabilecek ortak sonuç:
İnsanın bir nokta – konu üzerine en fazla 16-20 dakika yoğunlaşabildiği yönündedir. Bu sonuç çoğu kimse tarafından
dersler dersler niçin daha uzun süreli olarak
planlanmaktadır gibi soruları gündeme getirmektedir. Burada akla gelebilecek
örnek cevap, insanların ilgi duydukları bir kitabı okumaları, filmi
seyretmeleri, spor müsabakasını izlemesi vb durumlarda gösterdiği dikkat
genişliğidir.Nasıl ki bir müsabaka esnasında seyircilerin gözü sadece topun
üzerinde değil de zaman zaman hakem, tribün , diğer
oyuncular vb. gibi müsabakayı oluşturan diğer unsurlarla birlikte bir bütün olarak müsabaka da ise, öğretme
ortamında önemli olanda ders sürecinde öğrencinin öğrenmeye karşı ilgisinin
sağlanması, kendine uygun öğretim hedef ve projeleri seçmeleri, öğrenmenin
öğrenci için anlamlı hele getirilmesi vb. durumlar öğrenci dikkatinin
sürekliliğini sağlayabilir. Öğretmen için önemli görevlerden biri de öğrencinin
öğretim ortamının unsurlarıyla etkileşim içerisinde olabilmesine yardımcı olur.
Dikkati
Etkileyen Faktörler
Öğretimde dikkati
etkileyen faktörler şunlardır:
Dış Faktörler:
1.
Duyu
organlarına gelen uyarımların seçimi ve neye dikkat edileceği uyarıcının
şiddetine bağlıdır. ( yüksek ses, parlak ışık, renk vb.dikkati
üzerine çeker.) Öğretim de yeri ve zamanı geldikçe bu uyarıcılardan
yararlanılır.
2.
Yeni
uyarıcılar alışık olunmayan durumlar
dikkatin o noktalar üzerine çekilmesine sebep olur.Öğretmen, öğretme
durumlarını yeni ve alışık olmadık
durumlar oluşturarak yenileyebilir. Bu değişiklikler sınıf düzenlemeleri,
öğretimde takip edilen farklı strateji yöntem ve tekniklere yer verme, hedefine
düzeyine uygun değişik öğretmen
rollerine bürünme gibi alışık olmadık farklı durumlar oluşturma dikkati bu noktalar üzerine çekebilmektir.
3.
Monotonluk
taşıyan sürekli bir değişme içinde olan
durumlar hem dikkatin seçici olmasını hem de sürdürülmesini sağlar.
İç Faktörler:
-
İşlenen konuya
karşı ilgi azlığı. Öğretimde Öğrenci ilgisinin yeterli düzeyde sağlanmamış
olması dikkatin farklı noktalara kaymasına neden olur.
-
Organizmanın
çeşitli ihtiyaçlarını karşılanmaması ya da
karşılanma derecesi
-
Organizmanın
kapasitesinin çok zorlanması ya da yorgunluk.
-
Merak ve keşfetme
duygusunun yüksekliği ve eşyalarla iş yapma duygusunun yüksekliği
-
Sürekli kişilik
özellikleri
Öğretmenin bu hususlara dikkat ederek öğretme ortamında
öğrenmenin niteliğine olumsuz yönde etki yapan unsurların varlığını en aza
indirecek çalışmalar içerisinde bulunması gerekir.Bu unsurlar aynı zamanda
öğretim faaliyetleri içerisinde öğretmenin destekleyici bir unsur olarak
kullanacağı materyaller özelliğini de taşır.
Öğrencinin Öğretime Etkin Katılımını Sağlamada Dikkat
Edilecek Hususlar
-
Öğrenmeler öğrenci
için anlamlı ve ihtiyaçlarına uygun hale getirilmeli.
-
Öğrencinin
kendisine uygun hedef ve konuların seçilmesine yardım edilmeli
-
Öğrenme durumları
öğrenciye hem zevk vermeli hem de başardığını duyurmalıdır.
-
Öğretmen öğrencide
merak uyandırmalı.
-
Sınıfta aynı
şeyleri tekrar tekrar öğrenmede dikkati azaltır.
-
Öğrenci başardığını
hissetmeli başarı umudu kaybetmesine engel olunmalıdır.
-
Öğrenciyi harekete
yönelten motiflerin ihtiyaç sıralamasındaki yeri önemlidir.Bilhassa, sosyal ve
psikolojik ihtiyaçların öğrenci davranışlarını oluşturmada etkisi dikkate alınmalı
-
Katılmanın
sürekliliğini sağlamak için kaygı ve başarısızlığı doğuran sıkıntıların
azaltılması gerekir.Kaygıdan çok sevdirme , benimsetme;güçleştirmeden çok kolaylaştırma olabilmelidir.
-
Öğrencinin
öğrenme hızı ve stilleri bir
birinden farklıdır.Bu yüzden öğrenmede ferdi farklara önem verilmelidir.
MOTİVE ETME ( Güdüleme, İlgi Uyandırma )
Motivasyon okuldaki öğrenci davranışlarının yönünü, şiddetini,
karalılığını belirleyen en önemli güç kaynaklarından biridir. Öğrenmek için her
öğrenci öğrenme-öğretme süreçlerine istekli katılmak, öğrenmenin gerektirdiği
ilkelere uymak öğrenmesinden sorumluluk taşımak zorundadır.
Motivasyon belli amaçlara ulaşmak için bir güç kazanma hali
olarak aldığımızda, sınıfta gerekli şekilde motive edilmemiş öğrencinin şu
davranışları göstermesi söz konusudur. “ Öğrenci derse düzenli olarak devam etmez, dikkatli dinlemez,
ilgisini arkadaşlarına ya da dışarıdaki hadiselere
yöneltmiştir, ödevlerinde güçlükle karşılaşınca onlara cevap aramak istemez,
derslere- konuya ilgisiz görünür, öğretmen tarafından derse çekilmekte güçlük
çekilir.Buna karşılık motivasyonu yüksek olan öğrenci ise derslerine hazırlıklı
gelir, sürekli soru sorar, tartışmalara
katılır, araştırmacıdır enerjisi yüksektir.
Öğrenciler iyi
öğrenemiyorlarsa bunun başlıca sebeplerinden biri; derse konuya ilgi
duymamalarıdır. Öğretmenin yapacağı ilk öğrencide gizli güç olan ilgiyi temin
etmektir.Bir etkinlik sürecindeki bir organizmanın beklenilen davranışı
sergileyebilmesi için yeterli düzeyde güdülenmesi gerekir. Güdüleme boyutunda yetersizlik gösteren organizma ulaşması gereken
hedefe odaklanma bakımından problemler
gösterecektir. Kendisini bir bütün olarak sorumluluk taşıdığı etkinliklere
değil de konu dışı etkinliklere taşıyabilecektir.
Kısaca ifade etmek gerekirse; güdülenmiş davranışlarla güdülenmemiş davranışlar dan şu yönlerden
farklıdır:
-
İlgi duyma ve
dikkat etmede süreklilik.
-
Davranışların
yapılması için çaba göstermeye ve gerekli zaman harcamaya isteklilik.
-
Konu üzerinde
odaklaşma kendini verme ve güçlüklerle karşılaştığında istenilen
davranıştan vazgeçme, sonuca gitmede ısrarlı olma ve karalılık.
Okulda öğrenme-öğretme süreci içinde yukarıda belirtilen
davranışları yapabilen öğrenci yüksek derece de güdülenmiş demektir.
Öğrenmede güdülemenin etkisi ve önemini
ifade eden öğrenme kuramları, öğretimde kazandırılacak davranışların hayatta
öğrencinin ne işine yarayacağı, hangi problemlerin çözümünde kullanılacağı
haberdar ederek öğrenmelere karşı güdülemelerinin sağlanabileceği
belirtilmektedir.
Güdülemeyi, dıştan güdülenme ve içten
güdülenme olarak iki kısımda
açıklayabiliriz.Sonuçta her ikisi de
organizmanın bir davranışı gerçekleştirme sürecindeki kararlılığı
hedeflemektedir. Ancak organizmayı harekete geçiren gücün kaynağında dolayı
farklılaşmaktadır.İçten güdülenme de organizmayı güdüleyen
unsur organizmanın kendisi iken, dıştan güdülenmede organizma dışı unsurların
organizmaya etkisi söz konusudur. Birincisinde gerçekleştirilecek davranışı organizma kendisi için gerekli
gördüğünde yaparken , ikincisinde dış uyaranların etkileriyle davranışın önem
ve gereğine inanmaktadır.Burada öğretmenlere düşen görev öğrencileri dıştan
güdeleyici uyaranlarla öğretim faaliyetlerine daha etkin katılmalarını
sağlamaktır.
Başarıyı sağlamak ve arttırmak
için öğretmenler öğrencilerde belli dönemlerde baskın olan güdülere göre
hareket etmelidirler.
Okulda olumlu motivasyonu sağlamak
için genel yaklaşımlar ve yapılacak
belli başlı işlemler şu maddelerle ifade edilebilir.
1.
Öğrencide
kendisine güven duygusu geliştirmek.
2.
Öğrencinin
mevcut ilgilerinden hareket etmek.
3.
Öğrenmeyi
öğrenci için anlamlı ve değerli kılmak.
4.
Herkesin
kendine göre hedef ve projeler seçmesine yardımcı olmak.
5.
Sınıfta
öğrenme için zevk verici bir ortam hazırlamak.
6.
Öğrencilerin
ideallerinden ve tutkularından faydalanmak.
7.
Gerektiği
durumlarda olumlu pekiştirici çalışmalarda
bulunmak.
8.
Öğrencinin
kendisine olan saygısını, güvenini ve gurur duygusunu güçlendirmek
Öğrencileri Öğrenmeye Motive Etme
Bütün
dünyada, ebeveynler ve öğretmenler, öğrencilerin niçin her geçen gün okula ve
okul derslerine daha az ilgili göründüklerini anlamak için saçlarını
yoluyorlar. Ebeveynlerin görevi, basitçe, çocuğu okul için hazırlamak, onu
okula götürmek ve ödevlerin düzenli olarak yapılmasını sağlamaktı.
Öğretmenlerin vazifesi, öğrenciye bilgiyi sunmak ve alıştırmalarda onlara
yardımcı olmaktı. Bunlar, artık çalışır görünmüyor. Hem ebeveynler hem de
öğretmenler, sürekli olarak, öğrencilerin iyi akademik performanslarını
sağlamak için yeni stratejiler geliştirmek zorundalar. Öyle görünüyor ki, bazan rüşvete bile başvurmak zorundalar.
Muhtemelen
problemin bir kısmı, öğrencileri gerçekten neyin motive ettiğini anlama
eksikliğidir. Motivasyon, tanımlaması ve açıklaması zor bir konudur.
Motivasyon, genellikle, belli bir davranışı neyin uyardığına ve neyin devam
ettirdiğine göre anlaşılır. Bununla birlikte, en azından okul amaçlı kabul
gören, iki tür motivasyon vardır: Dışsal motivasyon ve içsel motivasyon. Dışsal
motivasyon genellikle dışsal ödüllerden kaynaklanır: Hediyeler, notlar,
hatıratlar ve diğerlerinden daha iyisini yapma isteği. Bu, öğrenciyi tamamen bu
ödüller için hareket etmeye yönlendirir ya da utanç
duruma düşmekten ya da sıkıntılı duruma düşmekten
sakınmaya yönlendirir. İçsel motivasyon kişinin içinden gelir. Bir yetenek
geliştirmede, eğer bir öğrenci kendini tatmin etme duygusuyla daha iyisini
yapmaya yönlendiriliyorsa, o zaman öğrenme daha anlamlı ve daha kalıcıdır.
Motivasyon
aşağıdaki şartlarda optimumdur:
·
Kişi, dışsal baskıya karşılık olarak değilde kendi
gerekçesiyle işi üstlenir.
.
Ödev üstesinden gelinebilecek düzeydedir.
·
Yeterince seçenek vardır.
Ebeveynler
ve öğretmenler, bu koşulları optimize etmek için,
öğrenme ortamını nasıl hazırlarlar? Bu soruya cevap geniş ve çeşitlidir.
Belirli stratejiler, çeşitli kültürlere ve ortamlara bağlı olabilir. Fakat,
aşağıdaki genel prensipler uygulanmalıdır:
1.
Öğrencinin
üzerindeki baskı minimize edilmelidir, örneğin, rekabbeti
ya da sosyal karşılaştırmayı kaldır; not sistemini
gözden geçir.
2.
Ödevin,
öğrencinin yaşı ve yetenek seviyesi için üstesinden gelebileceği uygun bir
düzeyde olmasını sağla. Eğer ödev çok kolay ise, öğrenci sıkılacak ve motive
olmayacaktır. Öğrencinin kabiliyetinin üzerinde bir zorluk düzeyi, hüsrana ve
ödevi terketmeye yol açar.
3.
Ödev, aynı zamanda, anlamlı ve öğreniciyle alakalı olmalıdır. Öğrenci sık sık şu yorumu yapar "Bunu niçin öğrenmem gerekiyor ….
Büyüdüğümde bunu asla kullanmayacağım! ". Ödevin amacı, birbiriyle ilgisiz
gerçekleri hafızaya kaydetmek yerine, yetenek geliştirme ya
da kazandırma olmalıdır.
4.
Ödüllerin uygun kullanımı. Övgüyü serbestçe kullan. Sadece performans için
değil, gayret ve ilerleme için ödüllendir.
5.
Seçenek sağla. Eğer, öğrenciler ödev nedir, nasıl yapılır ve sunulur gibi
ödevle ilgili söz söylerlerse bir ödeve katılmak için daha çok motive
olacaklardır. Öğretmen ne kadar herşeyi kontrol
ederse, öğrenici o kadar az motive edilmiş olacaktır.
6. Öğrenme
alıştırmasının yapısı motivasyon düzeyini etkiler. Anlaşılır talimatlar
verilmiş olmalıdır. Öğrenci, kendisinden ne beklendiğinden emin olmalıdır.
Ödevin nasıl yapılacağı ile ilgili açıklamalar spesifik ve iyi anlaşılır
olmalıdır. Hızlı ve faydalı geriye dönüşler önemlidir. Öğrencinin nerede yanlış
yaptığını ve nasıl düzeltebileceğini gösteren yorumlarla, çabucak geri verilen
bir ödev, sadece B ya da C notu verilen bir ödevden
çok daha faydalıdır.
7.
Destekleyici bir çevre olmazsa olmaz koşuldur. Öğrenciler (ya
da konu ile ilgili her kimse), boşa çıkarıldıklarını ya
da tehdit edldiklerini hissettiklerinde iyi
performans gösteremezler ya da iyi düşünemezler.
Ebeveynler ve öğretmenlerin öğrenci ile geliştirdiği ilişki kolaylaştıran ve
rahatlatandan biri olmalıdır: Cesaretlendirici bir söz ya
da ses tonu, omuza bir el dokunuşu. Bunlar önemsiz gibi görünebilir fakat
öğrenme üzerindeki etkisi önemlidir.
Kısaca,
öğrenciler iyi davranıldığında, saygı gördüğünde, cesaretlendirildiğinde ve
ödev anlamlı olduğunda, yüksek düzeylerde motivasyon kendiliğinden gelişecektir.
ÖĞRENME İÇİN ÖĞRENCİLERİ MOTİVE ETMEK
Uzaktan öğrenciler ,genellikle, uzaktan
öğretim kursunun materyalini öğrenmek için oldukça motive edilirler, fakat
yetişkin part time öğrencilerin yaşamlarında daima
rekabetçi sorumluluklar vardır. Öğrenmek
için motivasyonun sürdürülmesinde, yardım için kullanılan teknikler , uzaktan
öğrenim kursunuzda öğrenci performansını artırabilir:
·
Öğrenci
dikkat ve merakını sağlamaya yardım için ders materyallerinin organizasyonu,
sırası, ve sunumunu çeşitlendirmek
·
Ders materyali hakkında öğrencileri bazı zihinsel
çatışmaya (zıtlık) yönlendirmek.
Örneğin, öğrencinin dikkatini çekecek bir problem olarak bir konu
tanıtmak; geçmiş deneyim ile çelişen gerçekleri kullanmak, zıt fikirleri veya
gerçekleri sunmak, veya mizah içermek;
bir çözümü olan veya olmayan çözülmemiş problemleri sunarak bir gizem
duygusu yaratmak (örneğin, dinazorlara ne oldu?)
·
Öğrencilerin
ihtiyaçları, amaçları ve istekleri ile ders içeriği ve amaçları arasında ilişki
kurmak
·
Öğrencinin
mevcut yetenekleri ve bilgisi ile yeni bilgiyi bağdaştırmak, şayet gerekli ise
ilişkiyi göstermek için açık bir dil kullanmak
·
Öğrencilerin
aşina olduğu süreçler (yöntemler), genel kavramlar, veya beceriler ile ders
materyalini birleştirmek için örnekseme veya benzetmeler kullanmak
·
Önemli
kişisel güdüleri tatmin için öğrencilere fırsat vermek (örneğin, yüksek başarı
isteği)
·
İnsanın
ilgisini uyandırmak için kişisel dil kullanmak (insanların temel bir ilgisi
insanlardır)
·
Öğrencilerinki ile benzer olan, ders materyallerinin görüntülerini (İmajlarını),
değerlerini ve diğer özelliklerini kullanmak (örneğin, öğrenci topluluğunda
bulunan çeşitli etnik geçmiş ve cinsiyeti de içeren resimler (örnekler))
·
Ne
çok yüksek ne çok düşük akademik başarı seviyesi oluşturma (şayet, algılanan başarı
seviyesi çok yüksekse, öğrenciler düşük çaba (ısrar) seviyesine sahip olacak ve
hatta başarmak için yeteneğe sahip oldukları zaman dahi başarıya ulaşmak için
çalışmayı terk edecektir; şayet algılanan seviye çok düşükse, öğrenciler aşırı
güvene sahip olma eğilimindedir ve öğrenmek için fazla yeni bir şeyin olduğuna
inanmazlar)
·
Hangi
bilgi ve becerilerin test edileceğini açıkça belirtmek (öğrenciler,yüksek
seviyede beklenen bir başarı olduğu zaman, yüksek seviyede çaba gösterme
eğilimindedirler)
·
Öğrencilere
başarı için gerçek beklentiler oluşturmaya yardım etmek için ders amaçlarınızı
ve performans gerekliliklerini tanımlamak
·
Öğrencilere
kendi amaçlarını gerçekleştirmek için yollar sağlamak
·
Öğrencinin
kendi içsel kontrolünü geliştirecek seçeneklerin sağlanması (Örneğin, kendi
hızına göre ilerleme, ödevlerler için seçenekler)
·
Anlamlı
bir şekilde yeni becerileri uygulamak için öğrencilere fırsatlar sağlamak
·
Uğraştırıcı
bir işte başarıyı elde eden öğrencilerinize pozitif tepki (geribildirim) verin;
başarı için gerekli kriteri gerçekleştiren performans için tebrik niteliğinde
açıklama yapmak
|
Bilgi İşlem Ekibi
bilgi@bursapianalitik.com
|
|