|
MESLEK
SEÇİMİ
İnsan,
öğrenme akıl yürütme ve problem çözme gücüne sahip,
çevresine dinamik bir uyum gösterebilen, çevresini kendi
istekleri doğrultusunda değiştirebilen bir varlıktır.
İnsanın temel ihtiyaçları çağlar boyunca önemli bir
değişiklik göstermemiştir. Ancak ihtiyaçlarını karşılayan
objeler onları elde etme yolları çok büyük bir evrim
geçirmiştir ve geçirmektedir. Avcılık ve toplayıcılık
döneminde doğada var olan yiyecekleri ilkel yöntemlerle elde
etmekte, bulduğunu çevresindekilerle hemen tüketmekte idi.
Toprağa yerleştikçe ve tarımla uğraştıkça tüketebileceğinden
fazla ürün elde eden insan, artan, ürünü, ihtiyaç duyduğu
başka ürünlerle değiştirme (takas) yöntemini geliştirmiştir.
Değişim aracı olarak paranın bulunması insanların fazla ürün
üretip değişik kaynaklardan çeşitli mallar almasını
kolaylaştırmıştır. Böylece insanların giderek başka
insanların işine yarayacak ürünleri üretmeleri, onları satıp
karşılığında aldıkları paralarla artan ve çeşitlenen
ihtiyaçlarını başkalarından karşılamaları iş bölümünü
geliştirmiştir. Belli bir alanda faaliyet göstererek
başkalarının yararına bir şeyler üretme ve bunu
yararlanılabilecek başka bir şeyler elde etme amacı ile
yapma, mesleklerin kaynağını oluşturur.
Mesleğin ne olduğunu kısaca
tanımlamak gerekirse; meslek, insanlara yararlı mal ve
hizmet üretmek ve karşılığında para kazanmak için yapılan,
belli bir eğitimle kazanılan sistemli bilgi ve becerilere
dayalı, kuralları toplumca belirlenmiş etkinlikler
bütünüdür.
MESLEK SEÇİMİNİ
ETKİLEYEN FAKTÖRLER
Kendini Tanıma:
Meslek seçimi açısından bir kimsenin
kendisini tanıması demek, onun meslek seçiminde rol oynayan
kişilik özellikleri yönünden kendini açık ve doğru bir
biçimde değerlendirebilmesi demektir. Meslek seçim kararını
etkileyen en önemli kişilik unsurları yetenekler,ilgiler ve
değerlerdir.
Yetenekler :
Yetenek, öğrenme gücü, belli bir eğitimden yararlanabilme
gücü olarak tanımlanabilir. Yetenek, kalıtımla getirilen
gizil gücün, eğitim ve çevre etkisiyle geliştirilmiş kısmı
ifade eder. Böylece bir kimsenin, belli bir yaşa kadar
geliştirdiği becerilere bakarak onun yeni bir eğitim
sürecinden ne kadar yararlanabileceği kestirilir.
Çalışma hayatında çeşitli
yeteneklerini farklı düzeylerde gerektiren pek çok meslek
vardır. Bir kimse bir mesleği ya da mesleğe hazırlayan bir
eğitim programını seçerken hangi yetenek türüne ne derece
sahip olduğu düşünmeli ve en çok sahip olduğu yeteneğini
kullanabileceği çalışma alanı araştırılmalıdır.
Bir öğrencinin, üniversite giriş
sınavlarına başvurmadan çok önce çeşitli alanların
gerektirdiği yetenek düzeyi ile kendisinin hangi alanlarda
ne düzeyde yeteneğe sahip olduğu konusunda bilgi sahibi
olmasında yarar vardır. Aksi halde ya yeteneğinin üzerinde
ya da altında yetenek gerektiren bir alana yönelmesi söz
konusudur. Sahip yeteneğin üzerinde yetenek gerektiren bir
alana yönelen bir kimse büyük bir olasılıkla o alana girme
fırsatı bulamayacak ya da sınırda bir puanla girse bile
başarı şansı çok zayıf olacaktır.yeteneğinin altında
alanlara yönelenlerde ise can sıkıntısı ve doyumsuzluk
görülecektir. Yeteneklerine uygun çalışma alanlarına yönelen
bir kimse hem sahip olduğu yetenekleri geliştirme fırsatı
bulabilir hem de mesleğinin başarılı bir üyesi olabilir. O
halde meslek seçme durumunda olan bir öğrenci güçlü ve zayıf
olduğu alanları göz önüne almalı ve en çok sahip olduğu
yetenekleri en fazla gerektiren meslekleri tercih etmelidir.
Bir kimse hangi konuları zorlanmadan, zahmetsizce
öğrendiğine ve o konularda sınıfta öğretilenlerin de
üzerinde bazı genellemeler yapabildiğine, hangi alanlarda
ise sadece derste kendisinden beklenenleri yerine
getirebildiğine bakarak yeteneklerini az çok
değerlendirilebilir.
İlgiler : insanlar yaptıkları herhangi bir
işten, katıldıkları herhangi bir etkinlikten doyum sağlamak
isterler. Bir kimse yaptığı herhangi bir işin sonunda para,
takdir, ödül gibi çeşitli kazançlar elde edebilir. Bundan
başka bir de işin kendisi kişiye doyum sağlayabilir. Yani
kişi o işi yapmakla mutlu olabilir, uzun ve yorucu bir
çalışma süresinin sonunda kendisini huzurlu ve ruhen
dinlenmiş hissedebilir. Böyle bir kimse, kısıtlayıcı
koşullar altında dahi o işi tekrar tekrar yapma isteği
duyabilir. Kısaca herhangi bir zorlama altında olmadığı ya
da kendisine bir ödül vaad edilmediği takdirde bir kişi
kendiliğinden bazı faaliyetlere girişiyor ve bundan doyum
sağlıyorsa bu kimsenin o tür faaliyetlere karşı ilgisi
olduğu söylenebilir.
Bireyin seçme özgürlüğü olduğu
durumlarda gerçek ilgiyi saptama olasılığı daha yüksektir.
Bir kimse önünde çeşitli faaliyet imkanları bulunduğu halde
hep belli bir faaliyet türüne yöneliyorsa o faaliyete ilgisi
olduğu söylenebilir.
Bir kimsenin ilgi duyduğu bir
faaliyet alanı genellikle onun yetenekli bir alandır. İnsan
yalnızca yetenekli olduğu alanlarda başarılı çalışmalar
yapabilir.
Değerler : İnsan davranışlarının amacı bir
takım ihtiyaçları karşılamaktır. İnsanlar ömürlerinin
yaklaşık üçte birini kapsayan meslek faaliyetlerinden doyum
beklerler. Meslek faaliyetlerinin sonunda beklenen doyum
genellikle meslek değeri olarak adlandırılır. İlgilerin de
belli faaliyetlerin yapılması sırasında yaşanan mutluluğu
ifade eden bir kavram olduğuna değinilmişti. Ancak ilgi,
faaliyetin özünden duyulan doyumu, değer ise o faaliyetin
yapıldığı ortamdan ve getirdiği toplumsal ödüllerden
kaynaklanan doyumları içerir. Örneğin bir kimse bir doğa
olayının nedenlerini merak edebilir ve bunu açıklamak için
araştırma yapabilir. Olayın nedenini bulmak için giriştiği
çabalar ve eriştiği sonuç kişiyi mutlu ediyorsa ve kişi bu
nedenle bu tür çalışmaları yapmaya hep istekli oluyorsa bu “
ilgi “dir. Bu bilimsel çalışması sonucunda önemli bir bulgu
elde eden bu kişi ödüllendirilebilir; kendisine yüksek
ücretli bir iş verilebilir, ünü çevresine yayılabilir ve
popüler olabilir. Ancak kişiyi güdüleyen bu faktörler
çalışmanın özünden çok sonucundan elde edilen doyumlardır.
Bir kimsenin “ Ben ne için çalışıyorum”, “ Mesleğimden,
hayattan ne bekliyorum” gibi sorulara verdiği cevaplar o
kişinin meslek değerlerini yansıtır. Bu cevaplar “
Yeteneklerimi geliştirmek için”, “ Sevdiğim faaliyetleri
yapıp mutlu olmak için “ yada“ Çok para kazanıp zengin olmak
için “... vb. olabilir.
İlgiler daha çok meslek
alanlarından birine yönelişimizde rol oynayan kişilik
özelliğimizdir. Değerler ise genelde belli bir meslek
alanında iş ya da pozisyon tercihinde etkili olmaktadır.
Bilindiği gibi belli bir meslek alanında çok değişik iş ve
pozisyonlar bulunabilmekte ve bunlar bireylerin değişik
ihtiyaçlarına farklı düzeyde cevap verebilmektedirler.
Değerleri yakından tanıyan bir kimse, bunlara uygun iş ve
pozisyonları kolaylıkla bulabileceği mesleklere yönelebilir
ve eğitimi sırasında kendini o pozisyonların gereklerine
göre yetiştirilebilir.
Meslek Seçiminde
Ailenin Rolü:
Ailenin sosyoekonomik düzeyi
( SED ) kişinin meslek seçiminde önemli bir faktördür. SED’i
düşük olan ailelerde gençlerin yetenek ve ilgileri
doğrultusunda meslek seçmelerine destek verilmediği
görülmüştür. SED’i yüksek olan ailelerde ise tam tersi bir
durum araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır. Aile baskısı ve
koşullandırma yoluyla eğitilen bir gencin ya baba mesleğine
yöneldiği ya da ailesine baş kaldırarak idealindeki mesleğe
sahip olabilmek için aile ortamından uzaklaştığı
gözlenmektedir.
Bazı ebeveynler,
kendi çocukluk ve ya gençlik yıllarında yapamadıklarını
çocuklarının yaşantısında gerçekleştirmeye çalışmaktadırlar.
Bu aile modellerinde kişinin mesleğe uygunluğu, başarısı,
mutluluğu düşünülmeden ailenin istekleri doğrultusunda genç
adına kararlar verilmektedir.
Bazı ailelerde
görülen bir başka hatalı davranış örneği de meslek seçiminde
gencin desteksiz, yardımsız ve başıboş bırakılmasıdır.
Aileler bu şekilde davranarak demokratik bir tutum
sergilediklerini zannetmektedirler.
Kendi arzu ve
özlemlerine ters düşse de çocuğun seçimini onaylayan ve ona
destek olan aileler de yok değildir. Sayıları çok olmamakla
birlikte bilgili ve bilinçli bir şekilde çocuğunun meslek
seçimini olumlu yönde etkileyen ailelerin varlığı inkar
edilemez.
Meslek Seçiminde
Çevrenin Rolü:
Çevre faktöründe
ebeveynin dışında hayranlık duyulan bir yetişkinin belli bir
alanda çalışması gencin o yetişkinin mesleğine yönelmesine
sebep olabilir.
Gencin yakın
ilişkilerde bulunduğu arkadaşlarından etkilenmesi de söz
konusudur. Bu etkilenme olumlu ya da olumsuz yönde
gerçekleşebilir. Gencin arkadaş grubunda etkili olan
üyelerin meslekler ve meslek seçimi hakkındaki görüşleri
genci etkilemektedir. Yapılan araştırmalar sonucunda arkadaş
çevresinin meslek seçiminde aile üyelerinden daha büyük
etkiye sahip olduğu ortaya çıkmıştır.
Meslek Seçiminde
Meslekleri Tanımanın Rolü:
Genç; tercih etmek istediği
meslekler hakkında bilgi toplamalı ve bu meslekleri çeşitli
kaynaklardan tanımaya çalışmalıdır. Genç; mesleklerin
çalışma ortamlarını ve koşullarını, meslekte aranan yaş,
yetenek, cinsiyet özelliklerini, yapılacak işin niteliğini,
mesleğe nasıl hazırlandığını, meslekteki ilerleme şansını,
kazanç durumunu, iş bulma imkanlarını ve işin geçerliliğini
bilmelidir.
Meslek tercihlerini
yapmadan önce genç kendisine şu soruları sormalıdır?
-
Gelecekte nasıl bir yaşam düşlüyorum?
-
Yeteneklerim ve özelliklerim istediğim
meslekte başarılı ve mutlu olmama yeterlimi
-
İkinci, üçüncü, dördüncü vb.
derecede sevdiğim ve ilgi duyduğum meslekler var mı?
-
Seçmeyi düşündüğüm mesleğin çalışma
şartları, iş bulma olanakları, geleceği, ekonomik
yeterliliği vb. beklentilerime uygun mu?
-
Kendimi 30 yaşlarında nasıl görüyorum?
Nasıl bir hayat yaşamak isterim?
-
Büyük bir şirkette mi çalışmak isterim,
serbest çalışmayı mı tercih ederim
-
Büyük şehirde mi, küçük şehirde mi
çalışmak isteri
-
Çok para kazanmak istiyor muyum
-
Emin bir iş mi istiyorum yoksa risk
almaya hazır mıyım?
-
Seyahat etmeyi seviyor muyum?
-
Nerede çalışmak bana zevk verir?
-
Açık havada mı, bina içinde mi?
-
Hangi derslerden daha çok zevk
alıyorum?
-
İnsanlarla iyi geçinebiliyor
muyum?
MESLEK SEÇİMİNE İLİŞKİN BAZI GEÇERSİZ İNANÇLAR
Öğrenci, öğretmen ve velilerin meslek seçimi ve çalışma
hayatı hakkında geçersiz sazı inançlarla hareket ettikleri
gözlenmektedir. Bu inançlar yardım çabalarını verimsiz hatta
bazen zararlı bir süreç haline getirebilmektedir.
-
Herkese uygun tek bir meslek vardır:
İnsanlar çoklu potansiyele sahiptir. Bu nedenle bir insan
birden fazla birden fazla mesleğe çeşitli düzeylerde uygun
olabilir. Meslek seçimi aşamasında tek bir meslek değil de
bir meslek alanı seçilmelidir.
-
İnsan çalışırsa istediği mesleğe
ulaşabilir: Gayret ve güdülenme başarı için gerekli fakat
yeterli olmayan etkenlerdir. Meslek seçim kararı alacak
olan genç, beceri ve kapasitesini iyi tahlil etmeli (bunun
için rehber uzmanlardan yardım alınabilir) ve hedefini
doğru yüksekliğe koymalıdır.
-
İyi bir meslek yükseköğrenim görmekle
elde edilir: İnsanlarımız eğitime büyük önem vermektedir.
Bunun nedeni bilgi ve kültür edinmekten çok bir diploma ve
bu yolla garantili bir meslek edinmektir. Eğer yetenekleri
yükseköğrenimle bir meslek edinmeye yeterli görünmüyorsa
kısa yoldan iş yaşamına katılması kişinin hem ekonomik
kayba uğramasını hem de kendisini değersizlik duygusuna
kapılmasını önleyecektir. Bu yolla daha kolay ve daha
garantili meslekler de rahatlıkla edinilebilir.
-
İnsanlar mesleklerini erken yaşlarda
belirlemelidir: Meslekler giderek daha fazla beyin ve daha
az beden gücü ve el becerisi gerektirir hale gelmektedir.
Yakın bir gelecekte meslek eğitiminde de daha çok temel
bilgilere ağırlık verilecek, özel beceriler iş yerinde
öğrenilecektir.
-
İnsan girdiği meslekte hayatı boyunca
çalışır: Hızlı teknolojik gelişme mesleklerin yapısında ve
iş hayatında çok ani değişikliklere yol açmaktadır.Bu
durumda insanların girdikleri meslekte bir ömür boyu
çalışma olasılıkları giderek azalmaktadır. Yirmi birinci
yüzyılda insanların en az üç meslek değiştirecekleri
öngörülmektedir.
-
İyi meslek yüksek mevki ve çok kazanç
sağlayan meslektir: Gençler iyi bir mesleğe girmeyi,
aileler çocuklarını iyi mesleklerde görmeyi arzu
etmektedirler.Meslek psikolojisinin verdiği bilgiler bir
mesleğin iyi oluş derecesinin kişilerin yapısına göre
değiştiğini, iyi mesleğin kişinin özelliklerine en uygun
meslek olduğunu göstermektedir.
|
Bilgi İşlem Ekibi
bilgi@bursapianalitik.com
|
|