![]() |
|
? Zaman Hesabı ? Abraham Lincoln ? Alışkanlıklar Zaman Hesabı… Her sabah hesabınıza 86.400 dolar yatıran bir banka düşünün. Gün boyu istediğiniz kadar parayı harcamakta veya harcamamakta serbestsiniz. Fakat sadece bir şart var. Harcamadığınız para ne kadar olursa olsun ertesi güne devretmez. Ama ertesi gün bir önceki günün parasını harcasanız da harcamazsanız da yine 86.400 dolar alacaksınız. Böyle bir durumla karşılaşsaydınız ne yapardınız? Herhalde bu parayı hergün harcamak için çabucak bir yol bulurdunuz. İhtiyacınız olan her şeyi almaya başlardınız. Ancak zeki iseniz bu parayı hergün yatıracak bir yer bulup uzun vadede en büyük getiriyi almaya çalışırdınız. Farkında olun ya da olmayın hayatımızın her gününde böyle bir durumla karşı karşıyayız. Zaman bir “Banka”'dır ve size her gün istediğiniz şekilde harcayabileceğiniz 86.400 saniye veriyor. Ve bu zamanı kullanmayı başaramazsanız onu ebediyen kaybedeceksiniz. Başarılı insanlar, zamanın değerinin farkındadır. Abraham Lincoln… Amerika'nın bu 16. Başkanı 12 şubat 1809'da doğduğunda onu kucağına alan komşuları "kiraz pestili gibi kuru ve buruşuk" yüzlü bebeği teyzesine verirken şöyle demişti: "Al şunu… Bundan hayır gelmez." "Hayır gelmez" denilen çocuk, "ABD'nin Destanı" sayılan bir hayat yaşamıştır. Babası Thomas Lincoln, iş buldukça çalışan bir marangozdu. Küçük bir kulübede oturuyorlardı. Kulübenin tabanı topraktı. A. Lincoln on yaşında hem annesini, hem kızkardeşini kaybetti. Masa, sandalye ve karyolayı babası ikinci defa evlendiğinde gördü. Çünkü üvey annesi bunları kulübelerine getirmişti. Üç de üvey kardeşi olmuştu. Abraham çok okuyordu ve yaptığı ufak tefek işlerle ailesine yardımcı olmak istiyordu. 19 yaşında artık "Namuslu Abe" olarak tanınıyordu. Birgün sattığı eşyalar için bir kadından yanlışlıkla aldığı fazla parayı verebilmek için dükkanı kapamış ve üç mil yürümüştü. Bakkal çırağıydı ama nerede bir kitap bulunduğunu öğrense saatlerce yürüyüp kitabı almaya gidiyordu. Bir dilbilgisi kitabı için iki saat yürümüştü. Bakkal çıraklığından sonra yaptığı iş tayfalıktı. Köleleri ilk defa o zaman gördü ve kendi kendine söz verdi: Birgün mutlaka köleliği kaldıracağım: Yıl, 1828'di. Daha sonra seçim memurluğu, tezgahtarlık, postacılık ve tapu memurluğu yaptı. Avukat olduktan sonra açtığı ilk yazıhanede geceleri masanın üzerinde uyuyordu, çünkü ev kirası verecek parası yoktu. Fakat konuşma kabiliyeti, yıkılmaz azmi, insanlara duyduğu candan sevgi ile tanınmış bir avukat olması için fazla zaman geçmesi gerekmedi. 1858'de Senato seçimlerini kaybettiğinde "Ayak parmaklarımı bir yere çarptım. Gülemeyecek kadar canım yandı. Ama artık ağlamayacak kadar da büyüdüm." dedi. 1809 - 1865 yılları arasında yaşayan Abraham Lincoln, Amerika'da milli kahraman, Amerikan Birliği'nin sembolüdür. Bir bunalım anının sonrasında şunları yazmış: "Dünya yüzünde yaşamış olduğumu herhangi bir insanoğluna hatırlatacak birşey yapmış değilim." Bunları yazan Lincoln, hakkında en çok araştırma yapılan, kitaplar, makaleler yazılan ve dünyanın her tarafında tanınan bir insan olmuştur.Tarihe, Amerika'da köleliği kaldıran adam olarak geçmiştir. Alışkanlıklar …"Bir köylü kadın bir danayı doğduğu gün kucağına alıp sevmiş. Küçücük bir dana işte, kucağa sığmış. Bu hareketi alışkanlık edinmiş köylü kadın. Danayı hergün kucağında taşımaya başlamış. Sonunda buna o kadar alışmış ki dana büyüyüp koskoca öküz olduğu zaman onu yine kucağında taşıyabilmiş…" "Bu hikayeyi biri uydurduysa alışkanlığın nasıl büyük bir güç olduğunu çok iyi anlamış olmalı" diyor. |
|
|